
Hakkımda
|
|
Gaziantep ve çevre illere ait yemekler
|

Arkadaşlarım
|
|
|

Bağlantılarım
|
|
|

ZİYARETÇİLERİM
|
|
|
GÖNÜL KÖPRÜSÜ
Milli eğitimin desteğiyle uygulanan bu yöntem ile şehirlerarası öğrenci değişimleri yapılıyor...Bu değişim kapsamında yaklaşık bir hafta önce Kayseriden 120 adet öğrenci bize gelirken Gazianteptende 120 öğrenci Kayseriye gitti..Amaç şehirler arası aileler arası güzel bağlar kurabilmek.. Bunları nedenmi anlattım? Kayseriden gelen öğrencilerden ikisinide biz misafir ettik..
 Bu tatlı kızlar benim büyük kızımla yaşıttı..İkisininde adı Ayşe idi.Benim kızımın diğer adıda Ayşe.Evde 4 adet kızımız oldu.Onları saat sabah 8de alıp akşam 9 gibi bırakıyorduk..Bir hafta önce geldiklerinden Gaziantebin tüm tarihi yerlerini gezmişlerdi.Biz onlarla kapalıçarşıya,pasaja falan gidip gezdik.beraberce sarma sardık..
 Masal parkını gezdik
 Pazar günü sabah gölete pikniğe gittik..
 Çok yoğun ve çok güzel 2 gün geçirdik.En zoru veda zamanı idi..Kızlar o kadar kaynaştı ki ayrılık çok zor oldu..Onları bırakıp dönüşte büyük kızım çok ağladı..Bu sabah boğazı şişmiş olarak uyandı..Bugün Ayşelerden birisinin annesinin telefonuyla çok mutlu olduk.Akşamda biz arayıp konuştuk.Yüreğimizin bir kısmı artık Kayseride bunu biliyorum.Ve onları çok seviyorum.
 Artık aileleriyle beraberler.Ama unutmasınlarki burdada bir aileleri var.  Unutmadan cadı Sena o kadar çok yaramazlık yaptı ki,hepimizi delirtti. |
Tarih: , 30/6/2009 Kategori: GEZİLERİMİZ |
Yorum (17) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ADIYAMAN/BESNİ PAZARI
 Benim annem Besni doğumlu kayınvalidemde. O yüzden Adıyaman kültürüde bana uzak olmayan bir kültür. Geçen mecburiyetten oraya gittik. Bana acaip güzel ve şirin geldi.. Size oraları göstermek istedim.
 Benim gibi alışveriş canavarı için 20 dakika kadar bir pazarı gezmek pek yetmesede aceleyle o kadar oldu. Bunada şükür.Burası pazar.Ve orta göbeğinde üst üste bakır kazanlar var. Sanki annem ,dedem ,ninem ölmemiş o topraklarda bana ,gülümsüyordu. Çocukluğumda bu gezdiğim pazara gitmişliğimde vardı.
 Ninem Besniden Antebe yoğurt,peynir ,biber alır gelirdi. Ne zaman bitse yine giderdi.O zamanlar Anteple arası 3,5 saat yol çekiyordu.Ama şimdi ise tam 1,5 saat sürüyor. Biz pazarda gezerken bir amca resim çektiğimi görünce geldi benide çekde Avrupa görsün dedi. E bencede .Avrupadan bloguma girenler mutlaka ses verin. Adamcağız sevinsin.Sonrada pazardakilere bağırıp benim resmim ne güzel çıktı deyiverdi.

 Salça aklınıza ne gelirse bu pazarda bulmak mümkün. Üzüm ,kuru kayısı ya ne istiyosanız alın işte. Sonra kayınvalidemin kaynı yani amcamlara gittik. Onun evinin yazlığından Besniyi sizin için görüntüledim. Bu resim oturma odalarından.
 Camın önündeki bu köşe benim acaip hoşuma gitti.. Sonra beraber evin yazlığına çıkıp resimler çektim.
 AŞAĞI ŞEHİR Burası şehrin göbeği sayılıyor.
 YENİ ŞEHİR burası Besninin ilk girişinde yüksek katlı ve yeni binalardan olan bir yerleşim merkesi. Resmin hepsini damdan çektiğim için yüksek binaların olduğu kısım uzaktan ancak bu kadar gözüküyor.
 Annemler çocukken burda yaşamışlar. SARUHAN

buda başka bir bölümü Besninin. Amcamın hanımının ismi Zeynep Ama Zebo diyorlar .Unutmadan Besnideki kadınların çoğunda dülbenti bağlama şekli böyle. Geneldede kullandıkları renk beyaz.

 memiş amcam ,kayınvalidem
 Kaynım resmimi koyma dedi ama laf dinlermiyim ben? Unutmadan bu üzeri kerpiç minicik ev kayınbabamın kendi babasının eviymiş bir zamanlar.Kapı numarası 5 olan yer.Hepsi rahmetlik oldular.Sadece anılar kalmış. Yengemin evindeki başıyla beraber kurutulmuş patlıcanlar ve biber başları .Patlıcanlar kışın kaynatıp dolma yapmak için
 |
Tarih: , 14/11/2008 Kategori: GEZİLERİMİZ |
Yorum (16) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Cennet ve cehennem çöküğü
Tatile gittiğimizde cennet ve cehennem çöküğünü gezdik.Aslında birde astım mağarası vardı ama cennete girip çıktıktan sonra bir daha cesaret edemedik.Çünkü nerdeyse 1000 basamakla iyice aşağı iniyordun.Basamaklar acaip geniş.Eğer dengeni kaybetsen düşmen o kadar basitki.Adına boşa cennet demişler.Aslında cehennemden farksız.Çıkışta ne ses ne nefes kalıyor.Öldüm sanıyorsun.Yada basamaklar hiç bitmeyecek ve ben burda kalıcam duygusuna kapılıyosun  Bu resim cehennem çöküğüne ait.Bir bilet alıp giriyosun.Çok yüksek bir yerden aşağıyı izliyorsun.Seni izlerken koruyan sadece korkuluklar.Ama o kadar derin ki nefesini kesiyo insanın  İşte bu manzara için o kadar basamağı iniyorsun.Aslında daha aşağılarda mağaralar vardı ama biz o kadar yoruldukki bu kadarıyla yetindik  Tüm basamakların bitiminde acaip serin bir hava sizi karşılıyor.O kadar sıcaktan sonra çok güzel geliyor.Ve bu kalıntılar tabi.  cennet çöküğünün yukardan görünüşü.Düşünün siz bu kadar yüksekten tüm basamakları inerek aşağıya iniyosunuz
 İşte silifkeden bir görüntü.Meşhur Silifke yoğurdunun olduğu yer.Mersinden az daha uzakta.  Limonludan minik bir kare
 son olarak kaldığımız ayaşın sahili.. |
Tarih: , 23/9/2008 Kategori: GEZİLERİMİZ |
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
TATİL GÖRÜNTÜLERİ
Yaklaşık 1 ay önce kadar 5 gün kadar tatile gittik.Sonradan bize babamlarda katıldı.Bende siz bir kaç kare resimlerle tatilimizi görüntülemek istedim.Biz genelde Mersin ayaşa gidiyoruz.Ama bu sefer biraz orada kalmayıp gezdik. 
Sena cadısının en büyük keyfi mısır.Denizi bile bırakıyor.Ay bide adını hatırlasa.Simitçi geldi hadi bana simit diye bağırıyo Burası ayaş..Aslında buradaki apart sahiplerine ve belediyeye çok kızıyorum.Her sene gidiyoruz ve hiç bir değişiklik yok.Memleketleri turistik bir yer olmasına rağmen pek geliştirmiyorlar.Ama deniz bir harika.
 Burası Mersinden 1,5 saat kadar uzaklıkta bir yer.Karaman yolu üzerinde.Biz burada acaip değişik içinde çeşitli karışım olan ayran içip sıkma yedik..Gördüğünüz yerden aşağı bakmak yürek istiyor.Acaip yüksek bir yere kurulmuş çünkü.Üstelik aşağıdaki manzarada süper ötesi  Bahsettiğim manzara burası.Düşünün aşağı doğru bakınca tüm bu yerler gözlerinizin önünde.  Bu babam.Aslında eşiylede resmi vardı ama kızar diye koymadım.Valla biz içemedik ama babam çok sevdi.  Bu resimdekiler üç cadı.Benim kızlar ve ortadaki en küçük kardeşim Rümeysa |
Tarih: , 5/9/2008 Kategori: GEZİLERİMİZ |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ŞANLIURFA

Pazar günü iş sebebiyle Urfaya gittik..Banada bir sürü malzeme çıktı.Size dilimin döndüğünce Urfayı anlatmak istedim.Şehrin girişinde sizi bu yazı karşılıyor.Dünyanın en eski şehrine hoşgeldiniz..İnternetten araştırdım Tarsus içinde bu söyleniyor..Ama böyle yazdıklarına göre doğrudur.Daha sonra ilk iş balıklı göle gittik..Balıklı göle giderken bizi çok güzel bir otel karşıladı.
Balıklı göle çok yakın..Bu otel sıra gecesi gibi eğlenceler için ideal bir yermiş.Üstelik içinde iki adetde mağara barındırmaktaymış.

Bu kapı balıklı göle giriş kapısı.Bir çok değişik giriş var ama bana bu çok heybetli gözüktü..İnsan sanki başka bir aleme gelmiş gibi oluyor..Biz girerken müthiş güzel bir kahve kokusu etrafı sarmıştı.İki yaşlı adam sanırım mırra yapıp içmişlerdi.Tarif edilemez bir koku diyebilirim 
İşte balıklı göl..Etrafında lokantalar ve alışveriş için dükkanlar kurulmuş..Size balıklı gölün hikayesini anlatmak istiyorum.Hz.İbrahim doğmadan önce o dönemin hükümdarı Nemrut rüyasında parlak bir yıldız görüyo.Ve rüyayı yorumlatıyor..Ona bir erkek çocuğun doğacağını ve hükümdarlığını sona erdireceğini söylüyolarlar.O yıl doğan tüm erkek bebekleri öldürtüyor..Hz.İbrahimin annesi onu şehirden uzak bir mağarada dünyaya getiriyor..Ve bırakıp gidiyor..Tekrar döndüğünde bir dişi ceylanın oğlunu emzirdiğini görüyor..Hz. İbrahim Allahı kendi aklıyla bulan ilk peygamberdir..Putların hepsini kırıp daha sonra en büyüklerinin üzerine baltayı asmıştır..Nemrud bunu yapanın Hazreti İbrahim olduğunu anlayınca onun için bir ateş hazırlatır..Kocaman bir odun yığınından ateş yaktırıp hazreti ibrahimi mancınıkla dağdan ateşe attırır..Mancınık fikrini insan kılığına giren şeytan nemruda önerir..Peygamberimiz mancınıkla atıldığı an ateş suya odunlar ise balığa dönüşür..O balıklar kutsal olduğu için yenilmez 
Balıklara yem attığınız anda öyle güzel kapışıyorlarki görülmeye değerdi..Rivayete göre balıkların kutsal olduğuna inanmayan bir insan pişirtip yemiş ve kör olmuştur..Hz.İbrahimin kaldığı mağaradada balıklar bulunmakta ve bazen çok nadir olan beyaz balık görünmekteymiş..Biz o mağarayı malesef gezmemişiz 
İşte Sena..Sena hanım bu çok beğendiğimiz örtüyü satın aldığımız andan itibaren başından çıkarmadı..Çok farklı bir bağlama tekniği var.Bizim aldığımız çocuk birkaç saniyede Senaya bağladı.Tabiki diğer kızımada.İkisinede çok yakıştı.
Şanlıurfa anlat anlat bitmeyecek bir gizeme sahip..İsterseniz merdivenlerle Urfa kalesine doğru tırmanabiliyorsunuz.Yada sizin için hazırlanmış hediyelik eşya dükkanlarından alışveriş yapabiliyorsunuz.Biz biraz salça ve isot aldık cidden müthiş lezzetli
 acaip güzel bir keman sesi ile ayrıldık
|
Tarih: , 18/6/2008 Kategori: GEZİLERİMİZ |
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|